Search

Skolyoz Nedir? Skolyoz ve Uyku İlişkisi

Doğum kaynaklı olabileceği gibi sonradan enfeksiyonlar, omurga yaralanmaları gibi sebeplerle ortaya çıkabilen skolyoz hastalığı omurganın açısal deformasyonu olarak tanımlanabilir. Hastalığın seyri ise hastaya göre farklılıklar gösterebilmektedir. Yaşla birlikte hastalığın ilerleyen seviyelerinde omurga eğriliğine ağrı da eşlik etmeye başlar. Skolyoz hastalığı sadece omurgada değil beraberinde solunum sistemiyle kardiyak sorunlara da yol açabilir.

Günlük yaşam konforunu sekteye uğratan skolyoz, çoğu zaman uyku düzenini de olumsuz olarak etkiler. Gece boyunca sağlıklı bir uyku süreci geçirmek için uyku ortamında bazı düzenlemelere ihtiyaç duyulabilir. Bunun için hastalığı daha yakından tanıyarak erken müdahale edilmesini sağlayacak bilgiler ile yaşam kalitesinin artırılmasına yönelik tavsiyelere göz atabilirsiniz.

Skolyoz Hastalığı Nasıl Anlaşılır? 

Omurga eğriliği olarak bilinen skolyoz hastalığı yaş dönemlerine göre farklı belirtilerle ortaya çıkabilmektedir. Genç hastalarda ağrının yerine omurgada asimetri görünümü ön planda yer alır. Dışarıdan gözlemlenerek fark edilebilen vücut eğrilikleri hastalığın bir göstergesi olabilir. Bu noktada hastalık etkilerinin azaltılması, tedavi süreçleri ve yaşam kalitesinin arttırılması bakımından erken teşhisin önemi ortaya çıkar. Ancak tanı konulmada geç kalındıysa ilerleyen yaş gruplarında ağrı ön plana çıktığı gibi vücudun diğer sistemlerinde de sorunlar yaşanmaya başlanır.

Hastalığın Tedavi ve Takibi Nasıl Yapılır? 

Omurga eğriliği fark edildiği andan itibaren öncelikle uzman hekim tarafından eğriliğin açısının tanımlanması gerekir. Bu aşamadan sonra röntgen tetkikleriyle hastalığın seyri takip edilmelidir. Hastalığın gelişimi bazı bireylerde sabit kalırken bazılarında ise daha hızlı bir ilerleme gösterebilir. Erken tanıyla tedavi edildiğinde hastalığın ameliyatsız gerilemesi de mümkün olabilir. Ancak ağrının yanı sıra hastalık solunum, dolaşım sistemlerini de etkiler hale geldiyse ameliyat edilmesi gerekebilir. Bu noktada hastanın ilgili uzmanlar tarafından takibi yapılmalıdır.

Solunumda sorun varsa göğüs hastalıkları uzmanı tarafından kol ve bacak uyuşmaları söz konusu olduğunda ise ortopedi ya da fizik tedavi uzmanı doktorlar tarafından takip yapılması uygun olur. Skolyoz hastasında ağrı az, ancak hareketlilikte sorun varsa o zaman fizik tedavi uygulanabilir.

Yaş Almış Bireylerde Skolyoz Etkileri 

Skolyoz hastalığının seyri, yaş ilerledikçe farklı şekillerde kendisini belli edebilir. Yaş artışıyla birlikte hastalarda ağrı şikayetleri de artar. Bunun yanında solunumla ilgili bazı güçlüklerin görülmesi de mümkündür. Solunum problemleri ile birlikte hastada dolaşım sorunları da ortaya çıkabilir. Her iki sistem de birbiriyle bağlantılı olarak çalıştığı için birinde yaşanan sorun diğerinde de problemlere yol açabilir.

Hareketliliğin kısıtlanması ile kas ve iskelet sistemi de hastalıktan etkilenir. Özellikle sırt bölgesinde yer alan torakal skolyozda kaburgalarda da eğrilik oluşması söz konusu olur. Sırt ve omurga birlikte hareket ettiği için bir süre sonra hastalığa bağlı ağrılar meydana gelir. Bireyler günlük rutinlerini sürdürürken hareket kısıtlılığı yaşayabilir. Fiziksel performanslarında ise yetersizlikler oluşur. Hasta kilo aldıysa bel kısmında bulunan eğrilikler sonucu bel fıtıkları, bel ağrılarının görülmesi de söz konusu olabilir. Boyun bölgesinde yer alan eğrilik olarak bilinen servikal tip skolyozda ise ağrı kollara vurabilir. Hastalık etkisini boyun fıtıkları ile de gösterebilir.

Skolyoz Hastalığı Uyku Düzenini Nasıl Etkiler? 

Skolyoz hastalığının seyri hastadan hastaya farklılık gösterirken yaş gruplarında da bu seyir farklılaşır. Genç gruptaki skolyoz hastalarında uykuyu genel olarak etkilemezken yaşın ilerlemesiyle birlikte uyku düzeninde de bozulmalar görülür. Bu durum ilerleyen aşamalarda skolyozun farklı sistemleri de etkiler hale gelmesiyle bağlantılıdır. Hastanın sırt kısmında bulunan eğrilikler akciğerlerin hacminde azalma oluşturabilir. Bunun sonucunda akciğer patolojileri ve nefes almada zorluk yaşandığı da görülebilmektedir. Nefes almadaki zorlanmalar uyku sürecini de kesintiye uğratacak türden olabilmektedir. Bu noktada skolyoz hastasının yaşam kalitesini artırmaya uyku düzenini iyileştirmeye yönelik önlemler alınması doğru bir yaklaşım olur.

Kişinin ortopedik şikayetleriyle uyumlu, uykusunu bölmeyecek konforu sağlayacak bir yatak seçimiyle ağrı şikayetleri de azaltılabilir. Bu hastalık bulunan kişilerin kendilerine uygun bir yatakta uyumaları uyku sürecinin de daha az kesintiye uğraması demektir. Doğru yatak seçimiyle uyku bölünmelerinin ortadan kalkması ve skolyoz hastasının sağlıklı bir uyku süreci geçirmesi sağlanabilir. Yataş Bedding Uyku Kurulu uzmanlarının skolyoz hastalığında yaşam kalitesinin artırılması, sağlıklı bir uyku süreciyle ağrı hissinin azaltılması yönünde sunduğu önerilere Yataş Bedding YouTube kanalı aracılığıyla ulaşabilirsiniz.

PAYLAŞ